Rıfat Ilgaz’ın Karatma Geceleri romanında bir Türkiye panoraması

Yazar, şair Rıfat Ilgaz’ın Karartma Geceleri romanı, Mustafa Ural öğretmenin hikâyesini konu almaktadır. Yönetmen Yusuf Kurçenli tarafından filme de uyarlanan kitap, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser’i arasında yer almaktadır. Hababam Sınıfı’nın da yazarı Ilgaz, romanlarının yanı sıra şiirleriyle de edebiyatımızda iz bırakmıştır. Karartma Geceleri, 2. Dünya Savaşı romanı olma özelliği taşıyor. Bu nefis romanı üniversite yıllarımda okumuştum. Bunu Sınıf kitabı ve diğer eserleri izlemişti. 1974 yılında yayınlanan roman, 276 sayfadan oluşmakta, sade ve akıcı üslubu sayesinde satırlar bir nehir gibi akmaktadır. Yazarın külliyatı kitaplığımdaki yerini her daim korumuştur. Geçtiğimiz günlerde ölüm yıl dönümünü vesilesiyle andığımız usta yazarın soluk soluğa okuyacağınız kitabını siz kitapseverlere tanıtmak istiyorum. Rıfat Ilgaz, yaşadığı toplumun gerçeklerini sansürsüz, olduğu gibi okurlarına sunmayı bilmiştir. Yayınladığında bir süre yasaklanan kitap, daha sonraki süreçlerde prangalarından kurtulmuş, en çok okunan kitaplar sıralamasında kendine kayda değer bir yer bulmayı başarmıştır. Rıfat Ilgaz ın Karatma Geceleri romanında bir Türkiye panoraması #1 2. Dünya Savaşı bütün dünyayı kasıp kavururken Türkiye de buna göre politikasını belirlemiş ve tarafsız kalmıştı. Bir yandan Sovyet Rusya’nın tehditleri, diğer yandan Batılı devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa sokma çabaları dönemin devlet yöneticilerini çaresiz bırakmıştı. İlan edilen olağanüstü hal nedeniyle insanlar açlık ve sefalet içerisinde zor koşullar altında yaşamlarını sürdürmekteydi. Ekmeğin karneye bağlanması, insanların şekersiz, odunsuz, çaysız ve temel gıda maddelerinden mahrum bırakması hayatı her geçen gün biraz daha zorlaştırmaktaydı. Rıfat Ilgaz ın Karatma Geceleri romanında bir Türkiye panoraması #2 Mustafa Ural, romanımızın kahramanı edebiyat öğretmeni. Hem çevresinde hem de öğrencileri tarafından sevilen biri olmasının ötesinde aydın bir insan olması kendisini daha değerli kılmaktaydı. Çok sevdiği biricik karısı Şükran’la, harbin getirdiği olumsuzluklardan onlar da nasibini fazlasıyla almışlardı. Sadece aydan aya aldığı öğretmen maaşıyla geçimlerini sürdürüyorlardı. Hayatları Mustafa’nın yazdığı bir şiir yüzünden iyice zorlaşacaktı. Mustafa öğretmenin şair olması, toplumu ve devleti hicvettiği satırları onun başını büyük belaya sokacak ve kendisi için kaçak hayatın başlamasına sebep olacaktı. Yazdığı satırlarda, insanların yoksulluklarını, çaresizliklerini gözler önüne sermekten çekinmemişti. Toplumun bu çaresizlik karşısında herhangi bir varlık göstermemelerini de eleştiriyor, insanların lümpenleştiğinden yakınıyordu. Hayatın zorluklarını keskin gözlemlerle satırlarına taşımayı kendisine görev bilmişti. İşte Mustafa öğretmenin kaleminden damıtılmış birkaç mısra. Doğdun doğalı ne oyun gördün, ne oyuncak! Uyu benim maviş kızım. Dem geçecek, devran geçecek, Keloğlan murada erecek, Sökülecek hasbahçenin çitleri, Ağlayan nar gülecek! Sürekli yazıyordu. İtti önündeki kâğıtları bir yana. Gün ışığı, perdenin çiçeklerini daha canlı gösteriyordu. Odaya bir bahçe havası getiriyordu, durulmazdı evde böyle havada dedi içinden. Kendini dışarı attı. Bazı arkadaşları da başımız belaya girer düşüncesiyle Mustafa’yla aralarına mesafe koymaya başlamışlardı. Kahramanımız yapayalnız kalmış ve çember her geçen gün biraz daha daralıyordu. Kaçışının sonu olduğunu da biliyordu. Onun için gerçek apaçık ortadaydı, amacı yalnızca süre kazanmaktı. Rıfat Ilgaz’ın keskin gözlemlerinin ürünü olan Karatma Geceleri, bütün kitap tutkunlarının okuması gerekiyor. Gerilim, polisiye, aşk üçgeninde geçen romanı çok beğeneceksiniz. Ergül Tosun Kitap sayfası için iletişim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir